Basın

 

Türkinfo 30 Eylül 2002
 

 

Avrupa klasik batı müziğinde Türk müziği etkileri

 

ESSEN - TAKDEN'in (Uyumcul Eğitim Türk-Alman Kültür ve Dil Enstitüsü) Essen'de bulunan enstitü merkezinde düzenlenen bir etkinlikte Mozart konusunda yaptığı araştırmaları ve Avusturya, İsviçre ve İtalya'da verdiği konferanslarıyla bilinen değerli araştırmacı Heinz Schuler, "Türk müziğinin Avrupa klasik batı müziği ve müzikli tiyatrosuna etkileri" konusunda bir konferans verdi. Essen Başkonsolosu Ahmet Akarçay, Muavin Konsolos Ahmet Davas ve Eğitim Ataşesi Hüseyin Kozanlı'nın da katıldığı konferansı çok sayıda Alman ve Türk konuklar izledi.

 

 

TAKDEN'in Yönetim Kurulu Başkanı Oylar Saguner'in yaptığı açılış konuşmasının ardından, Essen'de çalışmalarını sürdüren Türk Sanat Müziği Korosu'nun yöneticisi Alp Ataç kanun ile Segah makamında "Tekbir ve salad-i ümmiye" ve Itri'den Segah makamında yürük semai "Tuti-i mucize guyem" adlı eserleri takdim etti.

 

 

Daha sonra ise asıl mesleği fizik olmasına rağmen müziğe ve özellikle Mozart'a olan düşkünlüğü nedeniyle klasik müzikde 40 yıldır araştırmalar yapan ve klasik müzik konusunda 150'ye yakın kitap yazmış olan Heinz Schuler, Türk operaları, Türk marşları ve bunların Avrupa klasik müziğine etkileri konusunda bir konuşma yaptı. 

 

Schuler konuşmasında, 18. Yüzyılda Avrupa'da "Türk Müziği" olarak tanınan müziğin aslında Yeniçeri Müziği olarak bilindiğini, müzik literatüründe ise dönemin Viyana klasikleri olarak gösterildiğini ve Gluck, Haydn, Mozart ve Beethoven gibi ünlü müzisyenlerle ilişkili olduğunu söyledi. O dönemde Türk sultanlarının özel olarak yetiştirilmiş yeniçerilerden (müslümanlığa geçen hıristiyan esir ve çocuklarından oluşan askerler) oluşan orduları bulunduğunu, ayrıca askeri bandoların Avrupadaki diğer ülkelerin bandolarında bulunmayan vurmalı sazlar kullandığını ifade etti. Vurmalı sazlarla çalınan Türk marşlarının o dönemde Avrupa'da çok moda olduğunu, bu nedenle Avrupa'da bulunan ülkelerin hemen hepsinin askeri bandolarını benzer marşlar çalabilmek için vurmalı sazlar ile donattıklarını söyledi. Zamanın müzisyenlerinden Mozart, Haydn ve Betthoven'in ünlü yapıtları olarak bilinen Saraydan Kız Kaçırma, Askeri Senfoni ve Figaro'nun Düğünü gibi eserlerinde vurmalı sazları ve Türk motiflerini kullandıklarını anlattı. Literatürde Türk operaları diye bilenen çok sayıda eser olduğunu, bunların "Binbir gece masalları" olarak adlandırıldığını, örnek olarak Abu Hasan, Bağdat Halifesi, Ali Baba ve Kırk Haremiler'in sayilabileceğini de söyleyen Heinz Schuler, Türk operalarının etkilerinin Alman operaları ve müzikli tiyatrolarında görmenin mümkün olduğunu anlattı. 

 

 

Mehter takımı gösterisini içeren bir film ve Türk müziği motiflerini gösteren klasik müzik parçaları da konferans kapsamında dinleyicilere sunuldu. 

 

Dr. Öznur Jost